dovme3Dövmelerin tarihi insanlık tarihiyle kıyaslanabilecek kadar eskidir. Dövme stilleri ve onlara yüklenen anlamlar zamanla birlikte değişmiş olsa da, birçok araştırma “dekoratif vücut damgalama” uygulamasının uygarlığımızın ilk dönemlerine kadar ulaştığını göstermektedir. Bu tür damgalama ve işaretleme davranışına dair arkeolojik izlere Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Avusturalya’ya ve Afrika’ya kadar insan uygarlığının yer edindiği her kıtada rastlanmıştır. Bulunan en eski dövme izi, günümüzden 8000 yıl kadar önce bugünkü Peru’da (Güney Amerika) yaşayan bir kabileye aittir. Tarih boyunca çeşitli uygarlıklar bunu başarabilmek için birbirinden farklı birçok yöntem geliştirmişlerdir.

Ancak bugün kullanılan dövme iğnelerinin uygar sayılabilecek en eski atası, Thomas Edison’ın oyma makinasından ilham alınarak icat edilmiştir ve elektrikle çalışmaktadır. Dövme tabancası 1800’lerin sonlarına doğru icat edildi ve o zamandan beri de pek değiştiği söylenemez. Dövme tabancaları temelde iğne, mürekkebi tutan tüp, motor ve hızı ayarlamak için kullanılan pedaldan oluşur. Dövme iğnesi vücuda her girdiğinde, vücutta bir delik açar ve yara izi bırakır. Bu da, normal olarak, vücudu hemen uyarır ve savunma sistemini harekete geçirir. Vücudumuzdaki savunma hücreleri iğnenin girdiği yara bölgesinedovme4 üşüşürler ve yarayı tamir etmeye çalışırlar. İşte vücudumuzun bu savunma çabası, aslında dövmeleri kalıcı yapan ana unsurdur!. Dövme kimine göre süs, kimine göre şans, kimine göre uğurdur. Kimine göre ise yaşamın evrelerindeki duygular… Dövme, insan ruhunun tene yansımasıdır. Yüzyıllardır özelliğini kaybetmemiş bu gelenek hala güncelliğini korumakta. Geçmişte Hun Türklerinde asil ve kahraman kişilerin dövme yaptırdıkları, Roma’da tam tersi, suçluları ve köleleri tanımak için bi işaret olarak kullanıldığı biliniyor. Osmanlılar’da ise gemiciler ve yeniçerilerin arasında oldukça yaygındı. Dövme, Anadolu’nun Doğu ve Güneydoğusundaki adıyla dak; eskiden bedenin süslenmesinden kötülüklerden korunmak , şans ve bereket için yapılırdı. Dövmenin tarihi M.Ö. 30.000-10.000 yıl öncesine dayanmaktadır. Kızılderili’ler ,eski Mısır, Kazak ve Kırgız Türklerinde sıkça görülürdü. Özgün topluluklarda dövmeci mistik bi ayin içerisinde dövmesini yapardı. Günümüz dövme sanatı ve sanatçıları, hak ettiği yere yavaş da olsa geliyor ve insanların yaratılıştan güzel olan estetiğine dikkat çekerek, tarzını yansıtıp, eksik olan imajını tamamlıyor. Kendini ifade etmesine yardımcı oluyor.